En son konular
» DNS Ayarları Nasıl Değiştirilir
LAİK DEVLET EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:37 tarafından Admin

» Pc deki keyloggerı bulup imha etme
LAİK DEVLET EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:22 tarafından Admin

» CMD çalıştır komutları
LAİK DEVLET EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:19 tarafından Admin

» Adsl Modem Teknik Servis Numaraları
LAİK DEVLET EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:15 tarafından Admin

» Program Ekle/Kaldır dan Silinemeyen Programların Silinmesi
LAİK DEVLET EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:12 tarafından Admin

» Format Atmanın Faydaları Ve Zararları
LAİK DEVLET EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:09 tarafından Admin

» deneme
LAİK DEVLET EmptySalı 26 Şub. 2013, 15:17 tarafından Misafir

» şikayet ve öneri
LAİK DEVLET EmptyC.tesi 08 Mayıs 2010, 06:59 tarafından Misafir

» OTOBÜS ŞOFÖRÜ SERKAN
LAİK DEVLET EmptyPaz 12 Nis. 2009, 15:32 tarafından Admin

Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 33 kişi Salı 01 Ağus. 2017, 13:32 tarihinde online oldu.

LAİK DEVLET

Aşağa gitmek

LAİK DEVLET Empty LAİK DEVLET

Mesaj tarafından Admin Bir Çarş. 12 Mart 2008, 13:51

Lâik Devlet:

Lâikliğin çok çeşitli tanımları yapılmıştır. Lâiklik ilkesinin iki yönü vardır; “inanç ve ibadet özgürlüğü” ve “din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması”.

Birinci yönü, kişilerin dinsel inanç ve düşüncelerinden dolayı kınanmaması, farklı davranılmaması, kamu düzenini bozmamak şartıyla serbestçe inanç ve ibadetlerini yerine getirmeleridir. İkinci yönü ise; din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, başka bir ifadeyle, dinin devlet işlerine karışmaması, devlet ve toplum düzeninin din kurallarına dayandırılmamasıdır.

İnanç hürriyeti, kişinin istediği dini seçebileceği anlamına gelir. Buradan, bir dini seçme hakkına sahip olan kişinin herhangi bir dini seçmeme hakkının da olduğu sonucuna varılması mümkündür. Bir devletin lâik olabilmesi için mutlak surette inanç hürriyetinin tanınmış olması gerekir.

“Kimse, ibadete, dinî ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.”(mad.24/3)

Anayasadaki hüküm incelendiğinde, anayasanın hem inanç hürriyetini tanıdığı, hem de inanç hürriyetine ek bir güvence getirdiği görülmektedir. Hatta anayasanın 15 nci maddesinde “savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde,... kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz;” denmek suretiyle bu güvence diğer temel hak ve hürriyetlerden daha fazla korunmaktadır.

İbadet hürriyeti, geniş anlamda bir dinin gereklerini yerine getirmek demektir. O halde ibadet hürriyeti, kişinin inandığı dinin gereklerini, özellikle ayin ve törenlerini serbestçe yerine getirebilmesi demektir. Devletin lâik olabilmesi için, ibadet hürriyetinin de tanınmış olması gerekir. 1982 Anayasası, ibadet hürriyetini de tanımıştır. Ancak ibadet hürriyeti, inanç hürriyetinden farklı olarak düzenlenmiş ve temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması şartına bağlanmıştır.

“14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini ayin ve törenler serbesttir.”(mad.24/2)

Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması lâikliğin ikinci yönünü oluşturmaktadır. Devletin bu yönden lâik olabilmesi için asgari aşağıdaki şartların yerine gelmesi gerekir;

Devletin resmî bir dini olmamalıdır. Çünkü, din kurallarının muhatabı gerçek kişilerdir. Bu kurallara uyulması ya da uyulmaması halinde öngörülen mükâfat ve cezalar insanlara yöneliktir. Bu nedenle devletin bir dininin olması düşünülemez. Ancak, birçok anayasa incelendiğinde, bunların din ve devlet ilişkilerine ilişkin düzenlemeler yaptığı görülmektedir. Anayasasında, devletin resmî bir dini olduğunu veya bir dine üstünlük tanıdığını belirtmesi veya dinî konulara ilişkin hiçbir hüküm bulunmaması o devletin laik olduğu anlamına gelmez. Lâik olduğunu açıkça belirtmesi ve buna ilişkin hükümlere anayasasında ve ilgili kanunlarında yer vermesi, devletin laikliğinin göstergesi olacaktır. 1982 Anayasası, hem devletin resmî bir dini konusunda hüküm bulundurmamakta, hem de 2 nci maddede açıkça “lâik” bir devlet olduğunu belirtmektedir. Bu durum,Türkiye Cumhuriyeti devletin lâik olduğunu ortaya koymaktadır.

Devlet bütün dinler karşısında tarafsız olmalıdır. Toplum içinde birçok din bulunabilir. Lâik devlet, mevcut dinlerden herhangi birini korumamalı veya bazı dinler üzerinde baskı uygulamamalıdır. 1982 Anayasası da;

“Din ve ahlâk eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanunî temsilcisinin talebine bağlıdır”. (mad.24/4) demek suretiyle belli bir dinin eğitiminden değil, genel din kültürü ve ahlâk eğitiminden söz etmektedir.

Devlet bütün din mensuplarına eşit davranmalıdır. Çünkü, lâik bir toplumda din farklılığı kişiler arasında hiçbir ayrıma neden olamaz. Bu, kanun önünde eşitlik ilkesinin doğal bir sonucudur.

Din kurumları ile devlet kurumları birbirinden ayrı olmalıdır. Lâik bir devlette din kurumları devlet fonksiyonlarını göremeyeceği gibi, devlet kurumları da din fonksiyonlarını yerine getiremez. Başka bir ifadeyle lâik devlet, gerek “dine bağlı devlet”, gerek “devlete bağlı din” sistemlerini reddeden, din ve devlet işlerini alan olarak birbirinden tamamen ayıran bir yönetim sistemidir.

Hukuk kuralları din kurallarına uymak zorunda olmamalıdır. Eğer bir devlette din kurallarına uyma zorunluluğu varsa, o devlet lâik bir devlet değildir. 1982 Anayasasında hukuk kurallarının din kurallarına uyma zorunluluğunu getiren bir hüküm bulunmamaktadır.

_________________
VATANIN BAĞRINA DAYAMIŞ DÜŞMAN HANÇERİNİ
YOKMU KURTARACAK BAHTI KARA MADERİNİ?
Admin
Admin
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 245
Kayıt tarihi : 08/02/08

http://vatan.1forum.biz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz