En son konular
» DNS Ayarları Nasıl Değiştirilir
ETKİ AJANLARI SORUNUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 1 EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:37 tarafından Admin

» Pc deki keyloggerı bulup imha etme
ETKİ AJANLARI SORUNUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 1 EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:22 tarafından Admin

» CMD çalıştır komutları
ETKİ AJANLARI SORUNUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 1 EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:19 tarafından Admin

» Adsl Modem Teknik Servis Numaraları
ETKİ AJANLARI SORUNUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 1 EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:15 tarafından Admin

» Program Ekle/Kaldır dan Silinemeyen Programların Silinmesi
ETKİ AJANLARI SORUNUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 1 EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:12 tarafından Admin

» Format Atmanın Faydaları Ve Zararları
ETKİ AJANLARI SORUNUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 1 EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:09 tarafından Admin

» deneme
ETKİ AJANLARI SORUNUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 1 EmptySalı 26 Şub. 2013, 15:17 tarafından Misafir

» şikayet ve öneri
ETKİ AJANLARI SORUNUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 1 EmptyC.tesi 08 Mayıs 2010, 06:59 tarafından Misafir

» OTOBÜS ŞOFÖRÜ SERKAN
ETKİ AJANLARI SORUNUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 1 EmptyPaz 12 Nis. 2009, 15:32 tarafından Admin

Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 33 kişi Salı 01 Ağus. 2017, 13:32 tarihinde online oldu.

ETKİ AJANLARI SORUNUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 1

Aşağa gitmek

ETKİ AJANLARI SORUNUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 1 Empty ETKİ AJANLARI SORUNUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 1

Mesaj tarafından Admin Bir Perş. 13 Mart 2008, 14:36

ETKİ AJANLARI SORUNUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ


Sorun, Türkiye'nin bağımsızlığı ve geleceği ile
doğrudan ilgilidir. Önce, devletin yapısal değişikliklere gereksinimi
bulunmaktadır. Devlet, ülkesi ve milletiyle bölünmezliğini korumak için önce
savunma mekanizmasındaki gedikleri kapatması gerekmektedir. Etki ajanlarının,
klasik casuslarda olduğu gibi polisiye önlemlerle bertaraf edilmeleri günümüzde
kesinlikle söz konusu değildir. İşbirlikçilere TCK’ da karşılığı olmayan bir
suçtan dolayı nasıl takibat açılamazsa, sırf ABD ya da Almanya ya da herhangi
bir ülkenin çıkarlarını savunduğu, söylemlerini dile getirdiği, politikasını
desteklediği, Kısaca maksatlı da olsa salt görüş bildirdiği için gözaltına bile
almak mümkün değildir. Demokrasi ve insan haklarında giderek yükselen
uluslararası normlar dikkate alındığında, etki ajanlarına karşı alınacak
önlemler, uluslararası düzeyde tepkiyi de beraberinde getirecektir. Önemli olan
bu tür tepkileri karşılayacak sağlam bilgi-belge ve gerekçelere sahip olmaktır.
Bir de, olası tepkilere karşı misilleme politikaları üretmek ve en uygun
zamanlama ile bunları uygulamak önemlidir. Etki ajanlarının temizlenmesi demek,
Türkiye'nin gerçek Cumhuriyet aydınları tarafından yeniden yönetilmeye
başlaması demektir.


İşte sorunun çözümüne yani etki ajanlarının radikal
biçimde etkisizleştirilmesine somut katkı sağlayacak önerilerden birkaçı:


· Türkiye, güçlü ve köklü bir demokrasiye sahip
olmak istiyorsa, önce ve öncelikle, en az ABD'nde, İngiltere’de, Almanya'da
olduğu kadar güçlü bir hukuksal yapıya sahip olmalıdır. Bunun için, etki
ajanlarının her fırsatta örnek gösterdikleri bu hedef ülkelerin, özellikle kamu
düzeninin korunmasına ilişkin mevzuatlarının Cumhuriyetin ilk yıllarında olduğu
gibi süratle çevrilmesi, Türkiye'ye adaptasyonu sağlandıktan sonra da süratle
TBMM'den geçirilmesi gerekmektedir. Öylesine gerekmektedir ki, TCK 312. Madde
dahil olmak üzere Türk yasalarını antidemokratik bulan hasım ülkeler, çok daha
sert olan kendi mevzuatlarının yürürlüğe girmesi durumunda olayları istismar
edemesinler. Örneğin, Almanya’nın siyasal partilere ve illegal örgütlere
yönelik mevzuatı, İngiltere’nin terör ve Basın özgürlüğü ile ilgili mevzuatı,
Fransa’nın azınlıklara yönelik mevzuatları gibi.


· Türkiye, güçlü ve köklü bir demokrasiye sahip
olmak istiyorsa, önce ve öncelikle, en az ABD, İngiltere ve Almanya'daki kadar
güçlü bir devlet yapılanmasına sahip olmalıdır. Türkiye'nin güvenlik ve devlet
politikasının sürekliliği açısından en büyük eksikliği, Emniyet Genel Müdürlüğü
ile MIT arasında, Anayasal düzeni, kamu güvenliğini iç ve dış tehdit odaklarına
karşı hukuk devleti sınırları içinde koruyup kollayacak bir devlet kurulusunun
bulunmayışıdır. ABD'nde FBI, İngiltere’de MI5 (CIS, CID dahil), Almanya'da ise
Federal Anayasa'yi Koruma Teşkilâtı BfV, güçlü devlet olgusunun temel
dinamiğini oluştururken, Türkiye'de bu konuda yaşanmakta olan zaaf ortadadır.


Türk Devletindeki bu zaafı giderecek bir Türk
Anayasayı Koruma Kurumu gibi isim alabilecek bir yapılanmaya şiddetle
gereksinim duyulmaktadır. şeriatçı, bölücü örgütler basta olmak üzere, organize
suç örgütleri, kamu düzenini etkileyecek düzeydeki toplu kaçakçılık (vergi,
narkotik, silâh, kara para aklama, siyasal rüşvet, büyük ihalelere fesat
karıştırılması, haksiz teşvik vb.) ile etkin mücadele; etki ajanlarının
etkisizleştirilmesi (deşifre ile teshir); dış ülke istihbarat servislerinin
Türk vatandaşlarını kullanarak yürüttükleri sosyal-ekonomik-toplumsal ve de
dinsel istihbarat faaliyetlerin izlenmesi ve önlenmesi; Türkiye'de ve hedef
ülkelerdeki insan hakları ihlâllerinin takibi ve değerlendirilmesi; ulusal
"think-thank" işlevi nedeniyle Türkiye'nin içte ve dışta izleyeceği
ulusal politikaları ve misilleme stratejilerini belirleme; MGK’nın tüm
kararlarını izleme ile sonuçlandırma; devletin stratejik önem taşıyan kurum ve
kuruluşlarının -Sayıştay dışındaki- tüm denetleme ve doğal afetlerde kriz
koordinasyon işlevini üstlenme; TRT dahil medyaya doğru bilgi akısı sağlama ve
"chicken feed" türü yanlış yönlendirme amaçlı haber malzemelerinin
ayıklanmasına yardımcı olma; yargıya bilgi ve belge hizmeti sunma; stratejik
öneme haiz görevlere atanacakları belirleme ve izleme gibi görevleri üstlenecek
böylesine bir kurumun örgüt şemasının, AB standartlarına uygun olarak
Almanya’nın Federal Anayasayı Koruma Teşkilâtı’ndan aynen kopya edilmesinde
hiçbir sakınca bulunmamaktadır.


Böyle bir kurumun mutlaka Cumhurbaşkanlığı kampüsü
içinde yer alması; yöneticilik ve danışmanlık görevlerine ise devlete ve laik
hukuk devletine bağlılığı kamuoyunca da bilinen, bir başka ifadeyle bugüne
kadar etki ajanlarının hedef gösterip saldırdıkları isimlerden, Örneğin Vural
Savaş, Kemal Yavuz, Yekta Güngör Özden, Coşkun Kırca, Osman Olcay, Mümtaz
Soysal, Fatih Altaylı, Emin Çölaşan, İsmet Solak gibi ödünsüz cumhuriyet
aydınlarının getirilmesi; personel atamalarının özel bir yasayla
-politikacıların etki alanı dışında- gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Böylece,
parlamento ya da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçları ne olursa olsun, hatta
hizbullah sempatizanları bile iktidara gelse, devletin temel iç ve dış
politikalarında en ufak bir sapma meydana gelmeyecektir. Böylece, demokrasimiz
sarsıntı geçirmeksizin ya da askıya alınmaksızın, mevcut etki ajanları,
kamuoyunu yönlendirmeye, politikaları şekillendirmeye ilişkin tüm güç ve
avantajlarını kaybedeceklerdir.


· Türk Devleti, etki ajanlarına inanılmaz güç
sağlayan medya patronlarını disipline etmek zorundadır. Medya patronları,
çıkarları gereği etki ajanlarını nasıl kullanıyorlarsa, yine vergi, teşvik,
kredi ve sair yasal kozlar kullanılmak suretiyle istihdam ettikleri özellikle
de ikinci cumhuriyetçi olarak tanınan bu kişilerin islerine son vermek
durumunda bırakılmalıdır. Türk Devleti sadece bu sonucu alsa bile, etki ajanlarının
tasallutundan ve kamuoyunu yanlış yönlendirme girişimlerinden büyük ölçüde
kurtulmuş olacaktır.


· Türkiye'deki Cumhuriyet yanlısı tüm sivil toplum
örgütleri, rejime ve ülkeye sahip çıkma doğrultusunda Milli Güvenlik Kurulu
kararlarına -her türlü demagojiden uzak- destek vermelidirler. Kendi ülkesinde
yetkileri kıyaslanamayacak kadar daha geniş olan Ulusal Güvenlik Konseyi'ne
(NSC) sahip ABD'nin yanı sıra AB ülkeleri de, demokratikleşmenin önünde en
büyük engel olarak MGK'nu görmekte, şiddetle eleştirmektedirler. Bu düşmanlığın
göstergeleri bile, MGK’nın bağımsız Türkiye için ne denli önemli olduğunu
ortaya koymaya yeterlidir. Etki ajanlarının henüz giremedikleri ya da çok az
nüfuz edebildikleri Türk Silahlı Kuvvetleri, Atatürk ilke ve devrimlerinin bekçisi
olan tek ulusal kurumumuzdur. Ancak, bugüne kadar Yüksek Askeri Sûra
kararlarıyla bu kuruma sızmış olan şeriatçıların tasfiyesi peyderpey mümkün
olurken, hâlâ varlığını korumayı başaranlara karşı MGK’nın daha duyarlı olması
-bir başka ifadeyle önce kendine çeki düzen vermesi- gerekmektedir. Örneğin,
MGK'da (TIB) ve Milli Güvenlik Akademisi'nde görev yapan, ders veren ya da
mezun olanlar arasında çok sayıda fethullahçı danışmanın bulunduğu duyumlarının
üstüne gidilmeli; sivillere örnek olmak için gereği öncelikle yerine
getirilmelidir.


· Türk Devleti, etki ajanı yetiştiren ya da
yönlendiren ABD ve AB -özellikle Almanya- vakıflarının Türkiye'deki tüm
faaliyetlerini süresiz durdurmalıdır. Yasak kapsamına, Güney Kore, İngiltere,
ABD ve özellikle de Almanya misyonerlik kuruluşları dahil edilmelidir. ABD'nde
yarim milyon, AB ülkelerinde ise dört milyona yakın vatandaşımızın yasadığı
dikkate alındığında, MEB'na okul açma izni vermeyen tüm ilgili devletlerin
Türkiye'deki okullarının da kapatılmaları gündemde tutulmalıdır. Karşılıklılık
(muadiliyet) ilkesi çerçevesinde, Türkiye'deki okullarını muhafaza etmek
isteyen ya da sayısını artırmak isteyen ülkeler, ayni miktardaki Türk okuluna
kendi topraklarında açma izni vereceklerinin bilincinde olmalıdırlar. Almanya’nın
eğitim alanında daha etkin olmak için yaptığı son girişimi, bir Alman
Üniversitesi'nin kurulması yolundadır. Hiç şüphesiz, karşılığını almadan
vermek, yalnızca Tanrı'ya -bir de maalesef Türkiye'ye- mahsustur. uluslararası
ilişkilerde geçerli en önemli ilkelerden biri çıkarların karşılıklı gözetilmesi
ilkesidir. Türk Dış politikasında bu ilkeye, Atatürk'ten bu yana gereken özen
gösterilmemektedir.

_________________
VATANIN BAĞRINA DAYAMIŞ DÜŞMAN HANÇERİNİ
YOKMU KURTARACAK BAHTI KARA MADERİNİ?
Admin
Admin
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 245
Kayıt tarihi : 08/02/08

http://vatan.1forum.biz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz