En son konular
» DNS Ayarları Nasıl Değiştirilir
TÜRKLERDE AİLE ANLAYIŞI EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:37 tarafından Admin

» Pc deki keyloggerı bulup imha etme
TÜRKLERDE AİLE ANLAYIŞI EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:22 tarafından Admin

» CMD çalıştır komutları
TÜRKLERDE AİLE ANLAYIŞI EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:19 tarafından Admin

» Adsl Modem Teknik Servis Numaraları
TÜRKLERDE AİLE ANLAYIŞI EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:15 tarafından Admin

» Program Ekle/Kaldır dan Silinemeyen Programların Silinmesi
TÜRKLERDE AİLE ANLAYIŞI EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:12 tarafından Admin

» Format Atmanın Faydaları Ve Zararları
TÜRKLERDE AİLE ANLAYIŞI EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:09 tarafından Admin

» deneme
TÜRKLERDE AİLE ANLAYIŞI EmptySalı 26 Şub. 2013, 15:17 tarafından Misafir

» şikayet ve öneri
TÜRKLERDE AİLE ANLAYIŞI EmptyC.tesi 08 Mayıs 2010, 06:59 tarafından Misafir

» OTOBÜS ŞOFÖRÜ SERKAN
TÜRKLERDE AİLE ANLAYIŞI EmptyPaz 12 Nis. 2009, 15:32 tarafından Admin

Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 33 kişi Salı 01 Ağus. 2017, 13:32 tarihinde online oldu.

TÜRKLERDE AİLE ANLAYIŞI

Aşağa gitmek

TÜRKLERDE AİLE ANLAYIŞI Empty TÜRKLERDE AİLE ANLAYIŞI

Mesaj tarafından Admin Bir C.tesi 09 Şub. 2008, 14:34

Türklerde Aile Anlayışı:
Eski Türk devletlerinde aile kurumuna ve evlilik olayına büyük önem verilmiştir. Orta Asya’da kurulan en eski Türk devletlerinden başlayarak evlenme ciddî bir sosyal olay kabul edilmiştir. Evlenme törenleri, Türk toplumunu bir araya getiren dayanışmayı sağlayan törenlerden biridir.
Kadın; ilkçağ Avrupa medeniyetlerinde genellikle ikinci plânda tutulduğu halde, Orta Asya’da kurulmuş olan Türk devletlerinde kadının toplumda itibarlı bir yeri olduğu, gerek tarihî belgelerden, gerekse Arap ve Avrupalı gezginlerin yazdıklarından anlaşılmaktadır. Bunlardan edinilen bilgilere göre, tarihte Türk kadını, daima eşinin yanında aktif olarak sosyal hayatta yerini almıştır. Hatta, Hakan’ın yazdığı fermanlarda Hatun’unun; yani eşinin de adı geçtiği, kadının kurultaylara katıldığı, savaşlarda askerî görev aldığı, erkeklerin yanında saygın bir konumda olduğunu da öğrenmekteyiz.
Göktürk Devleti’nde İlteriş Kağan’ın eşi İlbilge Hatun ile birlikte Türk devletini idare ettiği Bilge Kağan anıtında anlatılmaktadır. Büyük Selçuklu Devleti’nde Melikşah’ın hanımı Terken Hatun ve kızı Gevher Nesibe Hatun gibi devlet hayatında önemli görevler almış Türk kadınlarını saymak mümkündür. Yine Kazan Hanlığı’nda Süyünbike Hatun da devlet idare etmiş Türk kadınları arasında yer alır. Eski Türk devlet geleneğinde kadın ve erkek eşit olarak her toplumsal faaliyette yan yana bulunmuştur.
İslâmiyet’in kabulünden sonra ailenin dinî esaslara göre teşkil edilmesi ilkesi benimsenmiştir. Arap kültüründe yer alan çok eşlilik, İslâm kültürüne ve bu yolla da Türk toplumuna girmiştir. Ancak, çok eşlilik Türk toplumunda fazla yaygın olmamış, genelde tek eşlilik esas alınmıştır. Şehir kültürüne sahip olan veya yönetimle ilgili görevlerde bulunanların, biraz da ekonomik düzeyleriyle orantılı olarak çok eşliliği seçtikleri görülmüştür. Osmanlı Devleti’nin Gerileme Döneminde, ailede kadının statüsü büyük ölçüde değişikliğe uğramış; şehirde yaşayan kadın âdeta eve hapsedilmiş, sosyal yaşantıdan uzak tutulmuştur. Taşrada yaşayan kadınlar ise, şehirlerdeki hemcinslerine oranla daha serbest bir hayat sürmüşlerdir. Erkeklerin birden çok kadınla evlenmesi durumu Cumhuriyet’in ilânından sonra Atatürk’ün öncülüğüyle 4 Ekim 1926 tarihinde kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile ortadan kaldırılmış, tek eşlilik esası getirilmiştir.
Bugünkü Türk ailesinin statüsü Atatürk’ün gerçekleştirdiği hukuk inkılâbıyla belirlenmiştir. Medenî Kanun’la aile kurumunun nasıl kurulacağı, aranan şartların neler olduğu, evlenme akdinin kanuna uygun yapılması gibi hususlar getirilmiştir. Yine bu kanunla, evlenme akdinin bir toplumun huzurunda evlenen kişilerin rızası alınarak sade bir törenle yapılması hükme bağlanmıştır. Şayet, vatandaşların isterlerse medeni nikahın yanında, kendi inançları gereği dini merasim de yaptırabilecekleri belirtilmiştir.
Anayasamızda, “Aile, Türk toplumunun temelidir.”, “Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.” denilmektedir. Böyle bir maddenin anayasamızda yer alması ve bu hükümle devlete görevler verilmesi ailenin ne derece önemli bir sosyal kurum olduğunu göstermeye yeterlidir.
Aile, birbirine kan ve evlilik bağı ile bağlı iki veya daha fazla sayıda üyeden meydana gelen bir gruptur. Aile; erkekle kadın ve onların çocuklarından meydana gelebileceği gibi, büyük anne, büyük baba; hatta teyze, hala, dayı, amca gibi yakın akrabaları da içine alabilir. Karı koca ve evlenmemiş çocuklardan oluşan aileye “çekirdek aile” denmektedir. Bu aile tipi, dünyada olduğu gibi ülkemizde de en yaygın olan aile biçimidir.
Bugünkü aile düzeniyle ilgili kurallar, 1926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile uygulamaya konulmuştur. Kısaca belirtmek gerekirse, aile; önemi itibariyle kanunla düzenlenmiş, güçlendirilmiş bir kurumdur. Aileyi ayakta tutan faktörler arasında ahlâk, sevgi, saygı ve karşılıklı anlayış başta gelir. Bunların desteği olmadan aileyi sadece kanunî hükümlerle sürdürmek, şüphesiz mümkün değildir.
Admin
Admin
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 245
Kayıt tarihi : 08/02/08

http://vatan.1forum.biz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz