En son konular
» DNS Ayarları Nasıl Değiştirilir
BİR GAZİ SESLENİYOR EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:37 tarafından Admin

» Pc deki keyloggerı bulup imha etme
BİR GAZİ SESLENİYOR EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:22 tarafından Admin

» CMD çalıştır komutları
BİR GAZİ SESLENİYOR EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:19 tarafından Admin

» Adsl Modem Teknik Servis Numaraları
BİR GAZİ SESLENİYOR EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:15 tarafından Admin

» Program Ekle/Kaldır dan Silinemeyen Programların Silinmesi
BİR GAZİ SESLENİYOR EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:12 tarafından Admin

» Format Atmanın Faydaları Ve Zararları
BİR GAZİ SESLENİYOR EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:09 tarafından Admin

» deneme
BİR GAZİ SESLENİYOR EmptySalı 26 Şub. 2013, 15:17 tarafından Misafir

» şikayet ve öneri
BİR GAZİ SESLENİYOR EmptyC.tesi 08 Mayıs 2010, 06:59 tarafından Misafir

» OTOBÜS ŞOFÖRÜ SERKAN
BİR GAZİ SESLENİYOR EmptyPaz 12 Nis. 2009, 15:32 tarafından Admin

Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 33 kişi Salı 01 Ağus. 2017, 13:32 tarihinde online oldu.

BİR GAZİ SESLENİYOR

Aşağa gitmek

BİR GAZİ SESLENİYOR Empty BİR GAZİ SESLENİYOR

Mesaj tarafından Admin Bir C.tesi 09 Şub. 2008, 17:07

BU YAZI YENİ HAYAT DERGİSİNDEN ALINTIDIR…
Şemdinliyi bileniniz var mı? Ya da hiç gitmişliğiniz?
Otuz iki virajları aşıp, kaymakam çeşmenin soğuk suyunu hiç içmişliğiniz var mı?
Her sabah uyandığınızda size merhaba diyen efkâr tepeyi, gomane tepeyi gezdiniz mi karış, karış?
Mayına basan aracın içinden, tam on dört metre uzağa fırlayan bir arkadaşınız oldu mu sizin?
“Yenge vallahi az önce yanımda oturuyordu,
şimdi dışarı çıktı” diye yalan söylediniz mi karısına?
Dükkânına girip alışveriş yaptınız mı bir esnafın?
Gomane tepenin zirvesinden, içinde eşinizin, çocuğunuzun bulunduğu lojmana doğru yanarak gidip evinizin duvarında patlayan rpg-7 ;leri izlediniz mi siz?
Ama yine de bulunduğunuz görev yerini terk etmeden, acaba öldüler mi, yaralandılar mı, diye sabaha kadar hiçbir haber alamadan beklediniz mi?
Ben bu insanlar rahat uyusun diye buradayım, ama neden benim aileme saldırıyorlar diye düşündünüz mü hiç.
Evinizin roketlendiği mahalleden ve hatta roketin atıldığı, makineli tüfeğin yanı başında çalıştığı evin sakinlerinden, vallahi biz bir şey görmedik dediklerini duydunuzmu kulaklarınızla? Her şeye rağmen deyip görevinize devam ettiniz mi?

O patlamalardan dolayı yıllardır psikolojik tedavi gören bir çocuğunuz veya çocuğu bu yüzden tedavi gören bir tanıdığınız oldu mu?

Hiç böyle bir babanın veya Annenin yüz ifadesini gördünüz mü?
Tabancanızı evinizde bırakıp “bir şey olursa, eve girmeye çalışırlarsa gerekeni yap, son iki mermiyi de kendinize ayır, ellerine sağ geçme” diyerek her defasında eşinizle helalleşip çıktınız mı evden, ya da böyle bir tanıdığınız oldu mu?
Sürekli telsiz anonslarını dinlediği için, ilk kurduğu cümle “atışlar normal” olan bir çocuğunuz oldu mu sizin?
Lojmanın emniyetini sağlayan silahlı nöbetçilerin yanında mı oynadı çocuklarınız ve uzaktan dahi gelse, her silah sesinde o çocukların evlere, mevzilere nasıl koşturduğunu, koşarken düşenlerin nasıl yerlerde sürüklendiğini, nasıl hıçkırarak ağladıklarını gördünüz mü hiç?
Bu gün yaşanan olayların, ilk olduğunu mu sanıyorsunuz?
Bunları yapmadı ve yaşamadıysanız eğer, orası hakkında bildiklerinizin hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur efendiler.
Affedersiniz bu kadar net konuşmak istemezdim ama ne yazık ki sabrım tükendi artık.
Siz oturduğunuz ceylan derisi koltuklarda belki farkında değilsiniz, belki de umurunuzda değil ama orada görev yapan insanların öncelik sıralarında, ailelerinden önce vatanları geliyor, yeminleri geliyor.
İşte bu yüzden mevzilerini terk edip ailelerinin yanına koşmuyorlar.
Biz de onun için koşmadık zamanında görevimizi bırakarak. Yüreğimiz titreyerek bekledik ama görevimizin başında, dağda, hudutta bekledik efendiler, görevimiz bitene kadar bekledik.
Bu insanlar tüm bunlara vatanları için, üstüne el koyup yemin ettikleri bayrakları için katlanıyorlar, sizin başınızın üzerindeki, ama nasıl sağlandığını bile bilmediğiniz egemenlik örtüsünün bekası için katlanıyorlar.
Peki, onlar bu şartlar altında görev yaparken siz veya sizden öncekiler bu fedakârlıklara liyakat gösterebilmek için, geçmişte ne yaptınız?
Şimdi ne yapıyorsunuz?
Anıtlaştırılan terörist mezarlarının hesabını mı soruyorsunuz?
O cenaze araçlarının görevlendirme emrinde kimlerin imzasının olduğunu mu araştırdınız?
Başbakana güç gösterisi yaparak “uçaklardan ve validen hoşlanmadık, ayrıca dağdakilerden vazgeçmeyiz” diyenlere mi hesap sordunuz yoksa?
Ya bütün kutsal değerlerimize söverek ayaklanan kalabalıklar, onlara devletin varlığını mı hissettirdiniz?
Baldırı çıplak peşmergelerden tutun da, Danimarkalısından, Hollandalısından, Rum'undan duyduğunuz her türlü hakaret ve aşağılamaya cevap mı verdiniz?
Roj TV muhabirlerinin nasıl olup ta olaylardan 3 dakika sonra canlı yayın yaptığını mı buldunuz?
Bir el bombasının nasıl olup ta o kadar hasar medyana getirdiğini mi, Almanya ile yapılan telefon konuşmasını mı, o kalabalığın nasıl bir anda örgütlendiğini mi, araştırdınız?
Arabası parçalanarak yakıldıktan sonra, şerefsizce ve insafsızca dövülerek komaya sokulan uzman çavuşu mu, evi kurşunlanan polisi mi, okulunda tartaklanıp kovalanan asker çocuklarını mı, araştırdınız?
Bütün bu eylemleri kimin planladığını ya da organizasyonu kimin veya kimlerin yaptığını mı, o gün halkı sürüsünü idare eden bir çoban maharetiyle kimlerin idare ettiğini mi araştırdınız?
Hayır, bunların hiçbirisini yapmadınız.

Siz ne yaptınız peki?

Yanlış şarkıyı çalıyordunuz ama çaldınız, sesler, akortlar, notalar hep bozuktu ama yinede çaldınız, orkestra şefi, müzik demişti nasılsa.

Ne demişler gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım.
Yapın efendiler; vazifenizi yapın, hem de gözünüz kapalı yapın.

Açarsanız gözünüzü belki Türk Bayrağına sarılı tabutları görürsünüz, ağlayan ailelerini, yetim çocuklarını görürsünüz de vicdanınız depreşir, vazifeniz yarım kalır.

Sonra ne der Avrupalı, değil mi?
Değil mi ki ateş düştüğü yeri yakar. Ateş sizin yüreğinize mi düştü sanki? Bölen bölsün, satan satsın, Avşarı da ayırsınlar, Yörüğü de ayırsınlar, Dadaşı da, Sarışını da, Esmeri de.
Şehirleri, köyleri, mahalleleri hatta ev ev ayırsınlar Türk Milletini, size ne gam efendiler.
Siz fotoğraf çekmeye devam edin. Fakat unutmayın ki bir gün sizin de bir fotoğrafınızı çeken çıkar elbet. Ama o fotoğraf hangi salonlarda, nasıl teşhir edilir bilemem. Malum ya yaşlı tarih; fotoğrafları çekilip, tozlu sayfalarında bir yerlere asılmış liderlerin, fotoğrafları ile doludur.
VARLIĞIM
TÜRK
VARLIĞINA
ARMAĞAN
OLSUN…

OKTAY YILDIRIM
Admin
Admin
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 245
Kayıt tarihi : 08/02/08

http://vatan.1forum.biz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz