En son konular
» DNS Ayarları Nasıl Değiştirilir
ATA'YA MEKTUP EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:37 tarafından Admin

» Pc deki keyloggerı bulup imha etme
ATA'YA MEKTUP EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:22 tarafından Admin

» CMD çalıştır komutları
ATA'YA MEKTUP EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:19 tarafından Admin

» Adsl Modem Teknik Servis Numaraları
ATA'YA MEKTUP EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:15 tarafından Admin

» Program Ekle/Kaldır dan Silinemeyen Programların Silinmesi
ATA'YA MEKTUP EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:12 tarafından Admin

» Format Atmanın Faydaları Ve Zararları
ATA'YA MEKTUP EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:09 tarafından Admin

» deneme
ATA'YA MEKTUP EmptySalı 26 Şub. 2013, 15:17 tarafından Misafir

» şikayet ve öneri
ATA'YA MEKTUP EmptyC.tesi 08 Mayıs 2010, 06:59 tarafından Misafir

» OTOBÜS ŞOFÖRÜ SERKAN
ATA'YA MEKTUP EmptyPaz 12 Nis. 2009, 15:32 tarafından Admin

Kimler hatta?
Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 33 kişi Salı 01 Ağus. 2017, 13:32 tarihinde online oldu.

ATA'YA MEKTUP

Aşağa gitmek

ATA'YA MEKTUP Empty ATA'YA MEKTUP

Mesaj tarafından Admin Bir C.tesi 09 Şub. 2008, 14:17

CANIM ATAM....KALKTA GÖR HALİMİZİ


BİR TÜRK GENCİNİN ATA'YA HİTABESİ

Sevgili Atam!
Sana bu hitabeyi 33 yaşına girmiş, gelecek güzel günlerden çoktan
umut kesmiş, temel eğitimini tamamlamış, Ve ancak şimdilerde seni
tanıyabilmeye başlayan,Türk istikbalinin evlatlarından biri olarak yazıyorum.
Seni ilk gördüğüm günü dün gibi hatırlarım. İlkokul birdim. Miniciktim.
Elimde beslenme çantam, önlüğümün cebinde annemin sevgisi, sınıfımda bilim öğrenecektim.
Karatahtanın dört parmak üzerine ortalanmış çerçevenin içinden bana bakıyordun.
Bakışların keskindi.ABC'den sonra ilk öğrendiğimdin; Gazi Mustafa Kemal'din. Çocuktum...
Bana, bize, tüm dünya çocuklarına bayram armağan etmiştin. Armağanını, uygun adım sol-sağ-sol
Sol-sağ-sol Kutladık... Kaçımızın ayağı su toplamıştı, kaçımız bayılmıştık...
Biz bayramlarda ağlayan çocuklardık. (Ne zaman salıncakta sallanan fotografını görsem,
geçen 23Nisan'lara yanarım.)


Ortaokul ve lisede hep seni anlattılar bana...
Dünyaya ancak yüz yılda bir gelen dahiydin...
Şahin bakışların vardı, hürriyete aşıktın...
En azılı düşmanlarına karşı bile merhametliydin,
Ama savaş meydanlarında karşında kimse duramazdı.
Aslandın, kaplandın, kartaldın, panterdin...
Özgür geleceklere açılan pencereydin.


Sözün özü benim sevgili atam;
Kodumu oturtan milli eğiticiler böyle anlatmışlardı.
Beni milli bir şekilde eğitenler,
Failatün, failatün, failatün, failün ölçü sistemini,
Niagara Şelalesi'nin yükseklik ve debisini,
Yes, it is a pensil demesini,
Deli İbrahim'in küpesini,
Bir bir kafama yerleştirdiler de;
Bana senin insan yönünü anlatmadılar.
Sigara tiryakisi olduğunu, Raki içtiğini,
Aşık olduğunu, Evlendiğini, Boşandığını,
Kim bilir kaç geceler
Savaş meydanlarında cesetlere bakıp,Için için ağladığını,
Özlemlerini, hasretlerini,
Geleceği kazanmaya dair fikirlerini,
Anlatmadılar.
Bana, bize, tüm dünya gençlerine
Bayram armağan etmiştin.
Armağanını, uygun adım sol-sağ-sol sol-sağ-sol Kutladık...
Kaçımızın ayağı su toplamıştı.
Kaçımız kıçına yediği sopa yüzünden altına işemişti.
Biz bayramlarda bunalan gençlerdik.
(Ne zaman baloda smokinli fotoğrafını görsem, geçen 19 Mayıs'lara yanarım.)
Bir yandan;


Heykellerini diktik,
Dağa-taşa silüetlerini çizdik,
Her kitaba, her yazıya
Mutlaka senden alıntılar yerleştirdik.
Bir yandan;
Her işin kolayına kaçtık,
Ticarette kazık attık,
Üretim yerine kopyaladık,
Bilimadamlarını sindirdik,
Aydınları yargıladık,
Yoktan yere nice vatan hainleri ürettik,
Çoktan yere nice amaçsız gençler yetistirdik.
Zeki, çevik ve aynı zamanda düzenciydik.
Eğitimi siyasete kurban verdik,
Ekonomiyi siyasete kurban verdik,
Aydınlık olması gereken gelecekleri
Siyasete kurban verdik.
Varlığımız siyasi emellere armağan oldu...

Benim biricik Atam;
Biz Demokles'in kılıcını sapından değil
Keskin yanından tutmayı marifet bildik.
Sözün özü sevgili Atam
Senin ruhunu gıdım gıdım içtik,
Tükettik...
Tükettik...
Tükettik...
Dedemden babama, babamdan bana
Politikacı tabiriyle "enkaz devralmış" bulunmaktayız.
Bu gidişle biz, çocuklarımıza devredecek
Enkaz bile bulamayacağız...
Türk'tük, doğruyduk, çalışkanlığımız şüpheli;
Birinci vazifemiz; Türk istiklalini ve Türk Cumhuriyeti'ni
Ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek,
Ülkümüz; Yükselmek, ileri gitmekti...
Uzun bir yoldu...
Yorucu ve yıpratıcıydı...
Adidas'larımız eskidi,
McDonalds'ta mola verdik.
Belki de "Bir Türk dünyaya bedeldir" deyişini
Biz "Her Türk dünyaya bedeldir"anladığımız için emanetini, 1 milyon beş yüz seksen bin kat küçültmeyi becerdik...
Verdiğin en önemli görev:
Bu ahval ve şeriat içinde dahi vazifem
Türk istiklalini ve cumhuriyetini
İlelebet muhafaza ve müdafaa etmektir, bilirim.
Muhtaç olduğum kudretin,
Sana güvenimde mevcut olduğunu belirtir, ellerinden hasretle öperim...


LÜTFEN AŞAĞIDAKİ YAZIYIDA OKUYUN


YER: TÜRKİYE

YIL: 1938

SAAT: 09.05 ATATÜRK ÖLÜYOR, ARADAN ONLARCA YIL GEÇİYOR ATATÜRK TEKRAR DÜNYAYA GELİYOR

YIL: 2006 ATATÜRK TEKRAR DÜNYAYA GELİYOR... DOĞRU MECLİSE GİDİYOR,

MEMLEKET NASIL YÖNETİLİYOR GÖRMEK İÇİN, MECLİS KAPISINDA CUMHURBAŞKANI, BAŞBAKAN, DEVLET BAKANLARI KARŞILIYORLAR.

SALONDA EN ÖNE OTURTUYORLAR VE O GÜNKÜ ÜLKE SORULARI TARTIŞILIYOR... OTURUM

BİTİYOR, ATATÜRK Ü MECLİS LOKANTASINA GÖTÜRÜYORLAR, YEMEKTEN SONRA OTELE GÖTÜRÜP YATIRIYORLAR....


ERTESİ SABAH OTELDEN ALMAYA GİDİYORLAR, ATATÜRK ÜN ODASI BOMBOŞ.. VE MASANIN ÜZERİNDE BİR KAĞIDA YAZILMIŞ ŞU SÖZLER VAR:

"EFENDİLER... BEN İSTANBULA GİDİYORUM, ORDAN BİR VAPURA BİNİP TEKRAR SAMSUNA ÇIKACAĞIM.

ÇÜNKÜ, BU ÜLKENİN BİR KURTULUŞ SAVAŞINA DAHA İHTİYACI VAR..."

BU KADAR ANLAMLI BİRŞEY DAHA YOKTUR SANIRIM BU ÜLKEMİZİN İÇİN...
Admin
Admin
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 245
Kayıt tarihi : 08/02/08

http://vatan.1forum.biz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz