En son konular
» DNS Ayarları Nasıl Değiştirilir
KÖY ENSTİTÜLERİ EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:37 tarafından Admin

» Pc deki keyloggerı bulup imha etme
KÖY ENSTİTÜLERİ EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:22 tarafından Admin

» CMD çalıştır komutları
KÖY ENSTİTÜLERİ EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:19 tarafından Admin

» Adsl Modem Teknik Servis Numaraları
KÖY ENSTİTÜLERİ EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:15 tarafından Admin

» Program Ekle/Kaldır dan Silinemeyen Programların Silinmesi
KÖY ENSTİTÜLERİ EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:12 tarafından Admin

» Format Atmanın Faydaları Ve Zararları
KÖY ENSTİTÜLERİ EmptyÇarş. 27 Şub. 2013, 14:09 tarafından Admin

» deneme
KÖY ENSTİTÜLERİ EmptySalı 26 Şub. 2013, 15:17 tarafından Misafir

» şikayet ve öneri
KÖY ENSTİTÜLERİ EmptyC.tesi 08 Mayıs 2010, 06:59 tarafından Misafir

» OTOBÜS ŞOFÖRÜ SERKAN
KÖY ENSTİTÜLERİ EmptyPaz 12 Nis. 2009, 15:32 tarafından Admin

Kimler hatta?
Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 33 kişi Salı 01 Ağus. 2017, 13:32 tarihinde online oldu.

KÖY ENSTİTÜLERİ

Aşağa gitmek

KÖY ENSTİTÜLERİ Empty KÖY ENSTİTÜLERİ

Mesaj tarafından Admin Bir Çarş. 23 Nis. 2008, 16:14

KOY ENSTITULERININ , KOYLERE PIYANO VE KEMANI GOTURMESININ OYKUSU

Naci Kaptan

Köy Enstitulerinin 68. yil donumu

1936 da senesinde 35.000 köyde ilkokul yoktur.

16 Milyon nüfusun 12 milyonu köylüdür.

Bunlardan erkeklerin % 76.7 sı, kadınların ise % 91.8 i
okur- yazar değildir.

BU halk nasil egitilmelidir ?

KOY ENSTITULERININ NEDEN KURULDUGUNU MAARİF VEKILI HASAN ALI YUCEL SOYLE ACIKLIYORDU ;

"Biz, istiklâl mücadelesinden itibaren sosyal hayatımızda yaptığımız büyük devrimleri köylere götürecek adam yetiştirmek isteriz. Çünkü, ümmet devrinin böyle bir adamı vardır. Bu, imamdır. İmam, insan doğduğu vakit kulağına ezan okuyarak, vefat ettiği vakit mezarının başında telkin verene dek, doğumundan ölümüne kadar bu cemiyetin manen hâkimidir. Bu manevi hakimiyet, maddi tarafa da intikal eder. Çünkü köylü hasta olduğu vakit de sual mercii imam olur. Biz imamın yerine, köye devrimci düşüncenin adamını göndermeyi isteriz. İmam basıl doğarken ezan, vefatında telkin ile doğuştan ölümüne kadar elinde tuttuğu küçük toplumun hâkimi ise, önderi ise, bizim ki de bir taraftan maddi, diğer taraftan manevi köyün imamı olsun. Ve imam nasıl onun çocuğunu okutuyorsa (Elif be'den başlayıp amme tebareke'ye kadar) bizimki de onun çocuğunu okutsun. Çocuğunu okutmak için bu otoriteyi elde etmesi lâzımdır, düşüncemiz bu idi."

Hasan Âli Yücel (1960)

"Üretim İçinde Eğitim, Eğitim içinde Üretim"

Onlar ki, agac diktiler, budadilar , tugla yaptilar , duvar orduler , binalar yaptilar.
Tahil nasil ekilir , bicilir , toprak verimi nasil arttirilir ogrendiler.
hasat yaptilar,
Hayvancilik yaptilar,
Araba nasil tamir edilir.
Fotograf nasil cekilir,
Piyano,keman, flut nasil calinir.
Tiyatroyu tanittiler. Hem yazdilar hem oynadilar.
Koylerde , beldelerde muzik konserleri verdiler.
Vatan nasil sevilir ..
Ogrendiler.. .
Gece gunduz calistilar, bilginin aydinligini köylere ve Anadolu'nun akilli zeki cocuklarina tasidilar.

Köy enstituleriyle ,cok onemli bir toplumsal donusumle ,Ummetcilik , kulluk kavramlari da Yurttaslik bilincine cevrilmeye baslandi.
Köy enstituleri , aydinlanma , Cumhuriyetin egitim devrimidir.
Köy Enstituleri Kemalist bilinci , Vatan sevgisini ogreterek ,
Köyden baslayarak , kentlere yayilacak olan aydinlanma , bilgilenme ve ogrenme olgularinin da mihenk tasidir.
Ulkenin bireylerine bilginin aydinligini tasiyacak olan devrimdir.


Simdi sizlere saygideger bir ogretmen tanitacagim ;
Eli öpülesi ogretmenin ismi Mehmet DURU , yasi 90 na yakin , Savastepe Köy Enstitusunden 1940 - 1945 seneleri arasinda okumus.
1945 senesinde ögretmen olarak atanmis.
Daha sonra da ladik Akpinar ve savastepe Köy Enstitulerinde ogretmenlik yapmis.

Mehmet Ogretmenim Muzik ogretmeni , ama arabadan konussak motorun calisma prensibini , fotograftan konussak , bir fotograf filimin nasil tab edilecegi ve hangi kimyasallarin kullanilmasi gerektigini hemencik soyleyiveren.
Dusunme ve hatirlama yetisi kiskandiracak kadar berrak.


Mehmet Ogretmenim , yapmis oldugu calismalari sonucu 1962 senesinde secilerek Almanya'ya muzik egitimi ve enstruman yapimi icin egitime gonderilmis !
Dusununuz O senelerde Turkiye Cumhuriyetinin ogretmenleri Yurt disina egitim almaya gonderiliyorlar.
Sanata ve muzige O zamanlarda bile verilen degerin buyuklugunu , bugunlerde sanatin icine tukurenlerin zamani ile kiyaslamanizi takdirlerinize birakiyorum.


Mehmet Ogretmenimin yazlik komsusuyum , firsat buldukca ziyaret eder, anilarini
keyifle ve zaman zaman da uzuntuyle dinlerim.
Simdilerde oturmus ,Hem ogrencilik hem de ogretmenlik anilarini yaziyor.
Konusurken ve yazarken kullandigi kelimeler yeni Turkce ve cok akici.
Savastepe Köy Enstitusunde gecen ogrencilik ve ogretmenlik anilarinin
Koy Enstitulerinin tum asamalarina ısik tutacagini ve degerli bilgileri
bizlere aktaracagini dusunuyorum.

ve 1945 li senelerden itibaren, mezun ettigi ogrencileri , eriskin ve
olgun emekliler olmuslar.
Onlar halen gelerek Ogretmenlerini buluyorlar ve saygiyla elini öpüyorlar.
kendisine siirler ,yazilar kaleme aliyorlar ...
Kitaplarini on sözlerle ithaf ediyorlar.
Toplanip hep birlikte konserler veriyor, siir geceleri duzenliyorlar.

Mehmet Ogretmenim ,cok yakin zamanda yaptigimiz bir ziyarette albumunden fotograflar gosterdi ;

Baslarinda okul sapkalariyla yaklasik 30 kisilik bir sinif ogrencilerinin
elinde keman vardi ! 1
942 senesinde Köy enstitusunde 30 ogrencinin hepsinin ellerinde
kemani var.
Okulda iki tane de piyano var !!!

Yukaridaki tabloyu beyninize kaziyiniz ve lutfen unutmayiniz.
1940 li senelerde Köy enstitusunde 30 dan fazla keman ve iki piyano var.
Bunu bilirsek , nerden nereye geldigimizi daha net gorebiliriz.



KOY ENSTITULERI MARSI ;


SÜRER EKER BİÇERİZ,

GÜVENİP ÖTESİNE,
MİLLETİN HER KAZANCI ,

MİLLETİN KESESİNE,
TOPLANDIK BAŞ ÇİFTÇİNİN,

ATATÜRK'ÜN SESİNE
TOPRAKLA SAVAŞ İÇİN,

ZİRAAT CEPHESİNE."


***


Köy Enstituleri

1936'larda deneme amaçlı başlayıp 1940'ta resmen kurulan Köy Enstitüleri
1940-1953 arasındaki on üç yıl boyunca 17.300 mezun vermiştir.
Bu dönemde köy çocukları eğitildikten sonra köylerine tarımda, işte, sanatta ve sağlık alanlarında öğretmen olarak geri gönderilmişlerdir. Ancak feodal yapı bu aydınlanma sürecinden rahatsız olmuştur. Demokrasi düşmanları ve din istismarcıları bu kurumun kapatılması için ellerinden geleni yapmışlar ve başarılı da olmuşlardır.

Eğer başarılı olmasalardı bugün;

-Gidilmemiş köy, okulsuz çocuk

-İşlenmemiş tarla

-Aç-açık insan

-Töre cinayetleri

-Boşalmış köyler

görülmeyecekti.

Çok kısa ömürlü olmalarına karşın öğrencisi, öğretmeni, çalışanıyla aydın, özgür, üretken, araştırmacı, sorgulayıcı yurttaşlar yetiştiren, bugün dahi birçok ülkeye örnek olabilecek üretime dönük eğitimi öngören Köy Enstitüleri;

-Laik eğitimin başlamasında öncülük etmiş,

-Ataerkil toplumdan çekirdek aile toplumuna dönüş başlangıcı olmuştur.

-Demokratik toplum ve kültür için kurumsal alt yapı oluşmasına neden olmuştur.

-Ezbercilikten uzak sorgulayan bireyler yetiştiren, demokratik ve üretici eğitimin başlamasına öncülük etmiştir.


1943 tarihli Köy Enstitüleri Öğretim Programı

önemli ölçüde ayrı ayrı derslerin programlarından oluşmuş, ilkokul programlarında olduğu gibi Köy Enstitüsü Programı'nın baş tarafında genel "amaç ve ilkeler" yer almıştır. 1940'ta, yasanın çıkışından sonra gönderilen bir genelge ileTonguç'un mektupları ve işbaşında yaptığı rehberlik, programın oturacağı temel anlayışı ve Ana çerçeveyi çizmiştir. Bakan Hasan Âli Yücel'in imzasıyla gönderilen ilk genelgede şu noktalar yer almaktadır:


Enstitüdeki etkinliklere öğrenci seyirci kalmayıp bizzat katılacak ve bunları öğretmenleriyle birlikte yapacaktır.

Genelgeye göre, "Köy Enstitüleri talebesine halkla doğrudan doğruya münasebete girişmeyi temin edici işler yaptırılacaktır. Her türlü iş sahibi halkla kolay (ve) normal bir şekilde konuşmaları, halk ruhuna âşina olmaları, halkın mühim ihtiyaçlarını giderici pratik tedbirleri bilmeleri, imkân altına alınacaktır."

Öğrenciye titiz bir temizlik alışkanlığı kazandırılacaktı r. "Onların korkak, mütereddit, kararsız, iradesiz olmamaları" için çaba gösterilecektir.

"Çocukların müesseseye girdikleri zaman iyi hareketlerinin bozulmaması ve bunların inkişaf ettirilmesine çok itina edilecektir. .."

"Enstitülerde planlı, süratli iş görmek ve işi başarmak talebe ve öğretmenler için esas prensiplerden. .. olacaktır."

Öğrencilere bisiklet, motosiklet, su motörü, otomobil gibi araçların kullanılmasının öğretilmesi;

Çevre özelliklerine göre; ata binme, dağcılık, sandal ve yelken kullanmanın öğretilmesi;

Çevredeki akarsu ve deniz canlılarının incelenmesi ve bunların nasıl değerlendirileceğ inin öğretilmesi;

Enstitü ve çevre arazisinin işlenmesi, bayındırlaştırılması , ağaçlandırılıp çiçeklendirilmesi;

Hayvan yetiştirme ve hayvanların korunup ıslah edilmesinin öğretilmesi;

Mandolin, el ve ağız armoniği kullanma ve halk müziği parçalarını ustalıkla söyleme becerisinin kazandırılması, modern müzik parçalarını dinletme;

Köy ve çevre incelemeleri yapma ve bunu öğrencilere öğretme;

Meslekî kitap ve dergileri izleme ve onlara abone olma;

Müze kurma ve bunlardan yararlanma;

Yerel ve ulusal motiflere göre stilize edilmiş giysiler dikme ve eskiden yapılmış olanların müzede sergilenmesi;

Öğrencilere ve çevreye yönelik eğlenceler düzenleme; gibi etkinliklere yer verilecektir.

Öğretmen ve öğrenciler, Anayasada yazılı "cumhuriyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılık prensiplerini, Türk Milletinin yükselmesi için Ana prensipler bilerek çalışacaklar, bu prensipleri hiçbir engel tanımadan hayata tatbik edebilen insanlar olacaklardır" (Tebliğler Dergisi, Sayı 77, 1940).

Ayrıca bu genelge enstitülerde "çocuğu merkeze Alan" bir eğitim anlayışı ile "yurtseverlik" I bir arada görmektedir. Gerçek bir kişilik ise, çocuğun etkin olduğu bir yöntemle geliştirilebilecekti r. Önce belirtildiği gibi Genelge bir ilkeler çerçevesi sunmakta, içeriğin doldurulması enstitülere bırakılmaktadır.


KAYNAKCALAR :

Niyazi Altunya, Köy Enstitüsü Sisteminin Düşünsel Temelleri,
2. Kuruluşunun 36. Yılında Köy Enstitüleri Özel Sayısı, Yeni Toplum, TÖB-DER Aylık Eğitim Bilim ve Sanat Dergisi, 1976.

NACI KAPTAN 18.04.2008

_________________
VATANIN BAĞRINA DAYAMIŞ DÜŞMAN HANÇERİNİ
YOKMU KURTARACAK BAHTI KARA MADERİNİ?
Admin
Admin
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 245
Kayıt tarihi : 08/02/08

http://vatan.1forum.biz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz